Ayasofya Camii restorasyonu sürerken hassas ve güvenli çalışmalar için Liebherr vinç tercih edildi. Liebherr 280 HC-L modelinin, minareler arasında kritik kaldırma operasyonlarını gerçekleştirdiğini kaydeden Atilla Dural İnşaat Genel Müdürü Turgay Dural, tarihi projelerde teknik yeterlilik ve güvenin birleşmesinin başarının anahtarı olduğunu vurguluyor.
Türkiye’nin önde gelen kule vinç kiralama Şirketlerinden Atilla Dural Mümessillik, İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş., 1980’lerden bu yana süren Liebherr iş birliğini Ayasofya gibi zorlu bir projede bir adım ileri taşıyor. Firmanın Genel Müdürü Turgay Dural, böylesine önemli bir yapıda hata payının sıfır olduğunu vurgulayarak, “Ayasofya Camii gibi tarihi projelerde teknik yeterlilik ve tam güvenilirlik bir arada olmalı. Liebherr 280 HC-L’nin sunduğu hassasiyet, güven ve teknik destek bu projeyi mümkün kıldı” sözlerini kaydetti.
Uzun soluklu ortaklıktan prestijli projelere
Atilla Dural’ın sektördeki tecrübesi ve Liebherr ile süregelen ortaklığı, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi büyük ölçekli projelerde olduğu gibi, Ayasofya restorasyonunda da güçlü bir referans oluşturuyor. Atilla Dural, “Bu ölçekte projelerde seçenekler sınırlı. Teknik uzmanlık ve kalite belirleyici rol oynuyor. Liebherr ile en yüksek standartların karşılanacağından eminiz” ifadelerini kullandı.
Özel zemin sistemi ile yeraltı kazısı yapılmadan kurulum gerçekleşti
Restorasyon sahasının tarihi dokusu nedeniyle vinç kurulumu, standart uygulamalarla gerçekleştirilemedi. Süreç hakkında bilgi veren Liebherr Satış Müdürü Ömer Suiçmez, “Vincin kurulumu, özel statik hesaplamalara dayanan ankrajlı bir zemin sistemi üzerinde, yeraltı kazısı yapılmadan başarıyla tamamlandı. Saha analizleri, röntgen testleri ve bilimsel komitenin onayıyla hazırlanan platform yaklaşık dört ila beş ayda hazır hale geldi” dedi.

Minareler arasında hassas ve güvenli kaldırma operasyonları sağlanıyor
Projede bomlu vinç tercih edilmesinin nedeni, Ayasofya’nın kendine özgü sınırlı çalışma alanı oldu. Ömer Suiçmez, “Liebherr 280 HC-L, minarelerin arasındaki dar bölgede yüksek doğrulukta kaldırma imkanı sağlıyor. Yoğun turist hareketi, yaya trafiği ve milimetrik pozisyonlama ihtiyacı, bu modeli ideal kıldı. Yüksek kapasitesi ve dik açılarda çalışma kabiliyeti, sahada ihtiyaç duyulan esnekliği sunuyor” açıklamalarını yaptı.














