27 yıl önce iş ve inşaat makineleri sektörüne yönelik olarak çıkardığı Makina Market dergisi ile yayıncılık sektörüne giriş yapan Apa Yayıncılık, 6 dergi ile sektördeki büyümesini sürdürüyor.
Abonelik Formu
Abonelik Formu

İnşaatın yapı taşı: “Beton”

Kahramanmaraş merkezli yaşanılan depremle birlikte bina ve zemin konuları, önemli gündem başlıklarında yerini aldı. International Construction Türkiye (ICT) olarak, Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık ile gerçekleştirdiğimiz röportajda hazır beton kullanımına dair detaylı açıklamalarda bulundu. Betonun gerekli performansı sağlamasında sadece üreticinin değil kullanıcının da son derece önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Yavuz Işık, nicelik kadar niteliğin de ön planda olması gerektiğini vurguladı. Hazır betonun ülkemizde en çok denetlenen ve test edilen yapı malzemesi olduğunu belirten Işık, “Kaliteli bir beton elde etmek için taze betonun uygun bir şekilde sıkıştırılması şart” diyerek uygulama yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Yavuz IŞIK-Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

İnşaatlarda kullanılan beton kalitesi standardı nedir?

Betonarme bir yapının taşıyıcı elemanları beton ve çelik donatıdan oluşuyor. Öncelikle bu malzemeler standartların belirlediği koşulları sağlamalı. Örneğin yurt dışından ithal edilen bazı çelik donatıların gerekli sünekliği (yapı malzemesinin kopmadan önce belirli bir mesafede esneyebilmesi) sağlamadığı ve kırılgan davranış sergilediğine dair haberler okuyoruz. Özellikle hazır betonun yaygınlaşmadığı 2000’li yıllardan önce yapılan binalar için elle üretilen betonların yıkanmamış ve elenmemiş deniz kumu içerdiğine, uygun olmayan agregalar kullanıldığına da şahit oluyoruz. Ancak 2000’li yılların başından itibaren yaygınlaşmaya başlayan hazır beton ve nervürlü demir kullanımı ile olumlu adımlar atılmış oldu. 2011 yılında Yapı Denetim Sistemi tüm Türkiye’de uygulanmaya başlandı.

Hazır beton kullanımında kullanıcıların dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

Günümüzde yapı malzemeleri içinde en sık ve kapsamlı denetime tabi tutulan malzeme hazır betondur, ancak hazır betonu tüm yapı malzemelerinden ayıran bir özellik var. Bu da betonun gerekli performansı sağlamasında sadece üreticinin değil kullanıcının da son derece önemli bir rol üstlenmesi. Hazır beton tesisinde üretilen beton transmikser adı verilen özel araçlarla şantiyelere taşınıyor ve burada kalıplara dökülüyor. Beton dökümü gerçekleştikten sonra betonun performansı sağlaması için yapılması gerekenlerin sorumluluğu kullanıcıya geçiyor. Beton ilk başta şekil alacak plastiklikteyken birkaç saat içinde katılaşıyor. Katılaşma süreci ile birlikte beton dayanım kazanmaya başlıyor. 28 gün sonra betonun basınç dayanımı ölçülerek uygunluğu tespit ediliyor. Bu sürecin ilk günleri beton için çok kritik. Betonun su kaybetmesi, betonun yüksek sıcaklıklara ya da tam tersi don riskine maruz kalması performansını olumsuz etkiliyor. Yani son derece kaliteli üretilmiş bir beton uygulama aşamasında ciddi oranda zarar görebiliyor.

Kullanılan betonun kalitesi, performansı ne ölçüde etkiler?

Betonun bir görevi yük taşımak, bir diğer görevi ise çelik donatıları korozyondan korumaktır. Yani betonun dayanımı kadar yapının servis ömrü boyunca göstereceği performans da çok önemli. Nicelik kadar nitelik de beton performansını belirliyor. Günümüzde yapıların taşıyıcı sisteminde en düşük C25/30 dayanım sınıfında beton kullanılması zorunlu hale getirildi. 2019 öncesinde bu C20/25, 1998 öncesinde ise C14 sınıfıydı. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 2001 yılında yayımladığımız “Betonda Kalite Deklarasyonu” belgesinde, yapılarda en düşük C30/37 sınıfında beton kullanılmasını önermiştik. Şimdi de en düşük dayanım sınıfının C30/37 olması ve bununla birlikte yapının servis ömrü boyunca maruz kalacağı çevresel koşullara (zemin suyu etkisi, deniz suyu etkisi, karbonatlaşma, donma çözülme etkisi gibi) dirençli betonların kullanılması gerektiğinin altını çiziyoruz.

Türkiye’de kullanılan hazır betonun denetimi hangi standartlarda yapılıyor?

Ülkemizde hazır beton, 2002 yılında TSE tarafından yayımlanan Avrupa Standardı EN 206’ya göre üretiliyordu. Bu standart yıllar içinde birçok kez güncellenmiş 2012 yılından itibaren EN 206 Standardı ulusal standardımız olan TS 13515 ile birlikte kullanılmaya başlandı. Ülkemizde üretilen tüm hazır betonlar bu standartlara göre denetleniyor.

Hazır beton hangi faktörlere bağlı olarak sınıflandırılıyor?

Dünyada ve Türkiye’de beton sınıflandırması genel olarak betonun basınç dayanımına, kıvamına, maruz kalacağı çevresel etkilere, ağırlığına, klorür muhtevasına, içindeki agregaların çapına göre yapılıyor. Türkiye hazır beton sektörü, her projenin ihtiyacına göre nitelikli hazır beton üretimi konusunda hem tecrübeli hem de yetkin. 2016 yılında Amerikan Beton Birliği (ACI) tarafından beton inşasında mükemmellik ödülü alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü 100 yıllık beton tasarımı ile buna örnek teşkil ediyor.

İnşaatta kullanılan beton tasarım belirleyicileri nelerdir?

Binanın türü, işlevi, servis ömrü, maruz kalacağı çevresel koşullar beton tasarımını belirliyor. 200 metre yüksekliğinde bir gökdelenin, bir rüzgâr santrali temelinin, bir arıtma tesisinin ya da bir hava alanı pistinin beton özelinde gereksinimleri farklı. Burada mühendislik öne çıkıyor ve beton tasarımı buna göre şekilleniyor. Biyolojik arıtma tesisinde kullanılacak betonun atık içindeki sülfat tuzlarına karşı dirençli olması gerekirken, 200 metre yüksekliğindeki bir gökdelen için betonun kolayca pompalanması gerekiyor. İklimsel özellikler nedeniyle donma-çözülme riski olan bir bölgedeki betonun özellikleri ile deniz suyu etkisine maruz kalacak bir yapının beton özellikleri farklı olabiliyor.

Hazır beton kalitesinin denetimi nasıl yapılıyor? Bu konudaki denetim mekanizması işlevselliğini yerine getirebiliyor mu?

Hazır beton üretiminde kalite kontrol süreçleri beton bileşenlerinin standartlara uygunluğunun tespit edilmesiyle başlıyor. Betonun ana girdisi olan çimento, agrega, su ve kimyasal katkılar standartlar kapsamında periyodik olarak kalite kontrol sürecine tabi tutuluyor. Bu malzemelerin hazır beton üretiminde kullanılması için CE belgesine sahip olması zorunlu. Örneğin beton ağırlığının yaklaşık %80’ini oluşturan agregaların mekanik, fiziksel, kimyasal ve mineralojik özellikleri kullanılmadan önce test ediliyor ve belgelendiriliyor. Ayrıca hazır beton üreticisi de belirli sürelerde bu malzemelerin ebatlarını, yoğunluklarını ve sakıncalı oranda kil içerip içermediklerini test ediyor. Kullanılan suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri 6 ayda bir bağımsız laboratuvarlarda test ediliyor. Çimento ve kimyasal katkılar için de benzer süreçler geçerli.

Kullanılan betonların test süreçleri hakkında bilgi verir misiniz?

Standarda uygun malzemeler kullanılarak yine standartlara ve proje gerekliliklerine uygun şekilde tasarlanan betonun performansı, hem üretici hem de Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kurumlarca sürekli test ediliyor. Hazır beton üreticisi; ürettiği betondan numune alarak basınç dayanımını, kıvamını, hava içeriğini, sıcaklığını, yoğunluğunu test ediyor. Bazı özel projelerde betonun su geçirimliliği, hidratasyon ısısı, eğilme dayanımı gibi ilave testlerin de yapılması gerekebilir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kontrolü altında hazır beton üç farklı mekanizma tarafından denetleniyor ve alınan numuneler test ediliyor. Bu denetimler Piyasa Gözetimi ve Denetimi kapsamında doğrudan Bakanlık personeli tarafından ya da Yapı Denetimi Sistemi ve G İşareti Belgelendirmesi kapsamında yetkilendirilmiş bağımsız kurumlar tarafından yapılıyor. Hazır beton ülkemizde en çok denetlenen ve test edilen yapı malzemesi. Şantiyede hazır betondan alınan numunelerin standart gerekliliklerini karşılamaması durumunda ise yapıdan karot numuneleri alınıyor. Karot testi, betonarme yapılardan özel bir uca sahip matkap aracılığıyla belirli çap ve uzunlukta silindir şeklinde beton numunesi alınmasıyla gerçekleşiyor. Testin amacı beton performansını tespit etmek olduğu için yapının uygun yerlerinden gerekli sayıda numune alınması gerekiyor.

Yurt dışındaki inşaatlarda sıklıkla görülen beton vibrasyon yöntemleri, Türkiye’de de aktif bir şekilde kullanılıyor mu?

Taze betonun yerleştirilmesinde ülkemizde ve dünyada aynı yöntemler ve aparatlar kullanılıyor. Bunlar seyyar daldırma tipi vibratörler ve prekast/prefabrik elemanların üretiminde kullanılan sabit kalıp vibratörleri. Daldırma tipi vibratörler, günümüzde şantiyelerde en çok kullanılan vibratör tipi. Ayrıca endüstriyel zemin betonlarında betonun düzeltilmesini sağlayan vibratörlü mastar düzelticiler de nadiren kullanılıyor.

Bu yöntemin önemine ve faydalarına değinir misiniz?

Betonu vibre etmek, betonun kalıp içerisinde daha üniform bir şekilde yayılarak düzgün yerleşmesini sağladığı gibi, yüzeyde oluşabilecek ayrışma problemlerini de engelliyor. Ayrıca taze beton içerisinde bulunan hapsolmuş hava da bu sayede dışarı atılmış oluyor. Bu gerekli işlem, betonun dayanım ve durabilitesini olumlu olarak etkiliyor. Vibrasyon işleminde daldırma vibratörün şişe çapı, frekansı, etki alanı ve uygulama işçiliği çok önemli. Yapı elemanının boyutlarına göre, doğru tip ve ölçülerde vibratör kullanılmalı.

Vibrasyon yöntemin kullanılması zorunlu mu veya zorunlu olmalı mı?

Kaliteli bir beton elde etmek için taze betonun uygun bir şekilde sıkıştırılması şart. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18.08.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı İşlerine ait Şartnamesinde taze betonun uygun frekanstaki vibratörlerle sıkıştırılması gerektiği belirtildi. Ayrıca 2018 tarihli Türk Deprem Yönetmeliğinde de bu zorunluluk dile getirildi.

Vibrasyon sıkıştırma yöntemi, inşaat sahalarında neden çok fazla tercih edilmiyor?

Bu konu şantiyenin tercihine bırakılmayacak kadar önemli ve aynı zamanda zorunlu. Özel bir beton türü olan “kendiliğinden yerleşen betonlar” hariç, tüm taşıyıcı betonlar vibratörle sıkıştırılıp yerleştirilmeli. Vibratör uygulaması bir işçilik gerektirdiği için şantiyeye zahmetli gelebilir. Vibratörün kullanılmaması durumunda taze betonun olası yerleştirme zorluklarından dolayı beton kıvamının su ile arttırılması riski ortaya çıkar ve bu çok tehlikeli bir durum. Bunun yansıra taze betonda ayrışma riski oluşur. Ayrıca havanın dışarı atılamamasından dolayı beton dayanımı ve durabilitesi bu kez olumsuz etkilenir.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÖNCEKİ HABER

Dünyada bir ilk: Açık deniz rüzgar çiftliği içinde güneş enerjisi tarlası inşa edilecek

SONRAKİ HABER

XCMG, 120 tonluk AT vincini Avrupa pazarına sunuyor

BENZER HABERLER